Karınca İşlemcisi - 5
Sanırım üçüncü haftanın içerisindeydik. Çalışmalar hala problemin nasıl aşılacağına çözüm getirememişti. Bu sarı karıncalar niye farklı davranıyor, kime hizmet ediyordu, hala bulunamamıştı. Ayrıca geçen süre içerisinde hem bilim adamlarının araştırma yapacak kaynakları, hem de yiyecekler tükeniyordu.Bu yazı Süleyman Sönmez ‘in başlattığı yazının devamı niteliğindedir ve ilk bölümleri sırasıyla:
1. Bölüm : http://www.gunesintamicinde.com/birlesik-karinca-islemcisi 2. Bölüm : http://www.hakkiceylan.com/birlesik-karinca-islemcisi 3. Bölüm : http://www.teakolik.com/birlesik-karinca-islemcisi-3 4. Bölüm: http://blog.gazanya.com/birlesik-karinca-islemcisi-4
Derken bir öğleden sonra, dışarıda su sesinden başka bir ses duyulmaya başlandı. Sesin nerden geldiğini öğrenmek için hepimiz güverteye çıktık. Önce yaklaşan bir iki noktacık gördük, sonra helikopterler olduklarını anladık. Hemen Alev'in yanına koştum. Gözlerindeki korkuyu hissedebiliyodum ve ben de onun için korkuyordum.
15 dakika içinde helikopterler yanımıza yaklaştı. İçlerinden çıkan özel bir tim güverteyi sarmıştı. Hepimiz çok korkumuştuk, ve ben Alev'i korumak için onu arkama almıştım.
Derken hemen benim yanımda duran bir adam bana cep telefonu uzattı. Kulağıma koydum, telefondaki ses: Amacımız size zarar vermek değil, bu nedenle beylere zorluk çıkartmayın. Onlar sizi kurumuza ulaştıracak ve burada size ayrıntılı bilgi vereceğiz dedi.
Ekibimize durumu açıkladım ve timle beraber helikopterlere binip oradan uzaklaştık. Nereye gittiğimizi göremiyorduk, helikopterin camları boyanmıştı. Ayrıca adamların dilini bilmiyorduk, sanırım Fransızca konuşuyorlardı.
Yarım saat içinde yere indik, ve tim bize kapıya kadar eşlik etti. Kapı açıldığında takım elbiseli bir adam izi bekiyordu. Tim'e başıyla bir işaret verip timi gönderdi. Şimdi o adam ve biz kalmıştık.
Lütfen korkmayın, kötü bir amacımız yok dedi. Sadece akaşik kayıtları kullanmak, o kadar kolay birşey değildir. Salona geçelim size orada ayrıntılı bigli vereceğim.
O önden, biz arkasından pek de geniş olmayan bir koidorda ilerliyorduk. Yerler ve duvarda yürüyen karınca sayısı hiç de az değildi. Kısa bir zaman içinde, salona vardık. Koltuklara oturduk. Ben özellikle Alev'in yanına oturdum. Bir şeyler söyleyip onu rahatlatmak istedim ama yapamadım, ne diyeceğimi bilmiyordum.
Derken adam, isterseniz başlayalım dedi: Biz sizden üç sene önce karıncalarla iletişim kurup, akaşik kayıtlara ulaştık. Ama kısa zaman içinde sarı karıncalar ortaya çıkıp, iletişimimizi bozdu. Siz de bu sarı karıncaları biliyorsunuzdur. Diğer karıncaları korumaya çalışan, engelleri aşmaya çalışan karıncalardır.
O karıncaların tehditleri içerisinde bu gizli kurumu açmak zorunda kaldık.
Alev: Tehdit etmek ne demek, karıncalar düşünemez. Yalnızca önlerine bir problem çıkınca akaşik kayıtlara uygun olarak çözümü uygularlar dedi.
Adam Alev'in sözünü kesip: Evet düşünmüyorlar, ama bizim onları kullanmamızı bir problem olarak algılıyorlar.
Bu sefer söze ben girdim: Nasıl yani?
Adam: Şimdiye kadar birçok uygarlığın karıncalar aracılığıyla akaşik kayıtlara ulaştıklarını öğrenmiş bulunuyoruz. Fakat bu akaşik kayıtlar kullanılmaya başlandıktan sonra, insanlar düşünmeyi bırakmış. Düşünceyi oluşturabilecek tek varlık olan insanoğlu akaşik kayıtları geliştirmemiş. Bir süre sonra da; düşünmeyi bırakan insanoğlunun uygarlıkları yıkılmak zorunda kalmış.
Akaşik kayıtlar ne kadar büyürse, karıncaların problem çözme gücü o kadar artıyor. Bu durumda akaşik kayıtların tekrar duraklama devrine girmesini bir problem olarak görüyorlar ve sarı karıncalar diğer karıncaları korumak amacıyla bize düşman oluyor.
Adamın sözünü bitirmesiyle hepimiz durumu anlamıştık, istediğimize ulaşmıştık, ama hiç de mutlu değildik.
Kafamı kaldırıp Alev'e baktım. Ödevini yapmadığı için öğretmeni tarafından azarlanmış bir çocuk gibi duruyordu.
Alevi öyle görünce benim kafamın üstünde ki ampul bir anda yanıverdi. Karıncalara akaşik kayıtlar karşılığında yeni düşünceler sunmalıydık ve onlara neyi sunacağımı biliyordum.
Bu yazı asıl hikaye sahibi Süleyman Sönmez‘in Birleşik Karınca İşlemcisi isimli hikayesinden esinlenerek yazılmıştır. Yazıda anlatılan olayların gerçek kişi, kuruluş ve olaylarla ilgisi yoktur. Bu eserin tüm hakları yazara aittir. Süleyman Sönmez haricinde hiç kimse tarafından izinsiz kopyalanamaz. Yazının devamı için teklif ve önerilerinizi Süleyman Sönmez‘e bildirebilirsiniz.




Ellerinize sağlık gerçektende çok güzel harika. Akıcı bir dil ve süper bir anladım.
Çok teşekkür ederim.
Diğer yazıları yatmadan hemen önce okumuştum ve sürekli hikayeyi düşünmekten uyuyamadım. Ben de birşeyler eklemeliyim diye düşündüm ve sabah kalkıp bunu yazdım.
Konuyu çok güzel bağlamışsın.
Eline ve hayal gücüne sağlık
çok iyi devam devam , yazın okuyalım yazın okuyalım , aaa tüketim çılgınlığı , olsun genede bu yararlı
Bu fikir yayınlanırken düşünülmeyen bazı şeyler, hesaba katılmayanlar ve hatalar olabilir, veya siz aynı sonuca ulaşacak daha iyi fikirlere sahip olabilirsiniz.
Yorumunuzla eksiklikleri giderebilir, fikrin gelişmesine katkıda bulunabilirsiniz.