kısa hikaye

Yalan Söylediğimi Söyler Miyim?

- 17 Nis 2009

Bu sefer yazacağım fikir kısa bir hikaye. Bir dizinin veya filmin kısa bir parçası olabileceğini düşündüğüm kısalıkta ve asıl adamı doğru kişi oynadığında gerçekten izleyenleri güldürebilecek olan bir hikaye. En azından ben öyle olduğunu düşünüyorum. Neyse hikayeye geçelim:

Hikaye bir havalimanında başlar. Üç kişilik bir bank vardır ve adamımız bakın ortasındaki oturakta oturmaktadır. Solundaki oturak boştur, sağındaki oturağa da eşyalarını yığmıştır. Bir bavul, bir küçük valiz ve hepsinin üzerinde belirgin halde duran kırmızı bir hamburger paketi.

Bir iki saniye sonra adamımızın telefonu çalar. Açar, arayan yakın bir arkadaşıdır. Havadan sudan konuşmaya başlarlar.

Derken bir başka adam gelir. Adamımızın sağındaki eşya dolu oturağa oturmak istediğini belirtecek bir şekilde eşyaları gösterip; bunlar sizin mi der.

Adamın niyeti açıktır. Oraya oturmak istiyordur ve eşyaların çekilmesi gerekmektedir. Ama sol bank boştur ve adam sağ banka oturmak istemiştir.

Bankta oturmakta olan adamımız da durumu tersler. Telefonda konuştuğu akadaşına bir dakika der eşyalarını sol yanındaki oturaya yığar, bu sırada surat ifadesinden adama gıcık olduğu anlaşılabilmektedir. Eşyaları sol yanına yığdıktan sonra, adama buyrun der ve konuşmasına devam eder.

Telefondaki konuşması birden garipleşir, şaşkınlık belirir. Karşısındaki kişinin birisine yalan söylediğini ve sonra gidip yalan söyledim dediğini öğrenir. Belki çok fazla tepki verilmeyecek birşey olabilir bu ama o adam için bu olamaz birşeydir ve neredeyse karşısındakini aşağılamaya başlar. Onunla alay edercesine konuşur.

Adamın karakterini How I Met Your Mother'daki Barney Stinson'a benzetebiliriz.

"Yalan söyleyeceğim ve sonra gidip kusura bakma ben yalan söyledim mi diyeceğim?" şeklinde bir cümle kurar ki, bir adam daha gelir.

Bu adam da, bir önceki adamın yaptığı gibi eşyaları gösterip oturmak için izin ister gibi bunlar sizin mi diye sorar.

Evet derse eşyalarını yere koyması gerekeceğini düşünür. Ayrıca yere koysa da bankın ortasında oturan bir kişi olarak bunu istemeyecektir.

Çok kısa bir düşünme sürecinden sonra hayır, kimin olduklarını bilmiyorum der ve hiç umrunda olmayan bir halde telefonu kulağına tekrar dayayıp konuşmaya devam eder: Yalan söyledim kusura bakmayın aslında ben ha..

Az önce gelen ve eşyaları soran adam iyi öyleyse der; bankta oturan eşyalarının en üstünde duran ve albenisi olan hamburger poşetini alıp ilerlemeye başlar.

Bir elinde telefon, giden adamın arkasından bakakalan asıl adamımız, gidip poşetini geri almak ister. Ama yalan söyledim diyemeyecektir. Olduğu yerde, sadece kendi duyacağı sesle ve umutsuzca Yalan söyledim benim onlar diye tekrar etmeye başlar, sesi sürekli azalır.

Bu sırada kucağına düşmüş elindeki telefondan da bir iki ses duyulur ve hikaye biter.

Data Recovery