Bilgi Verici
Hakkında
FikirBulutu.com
FikirBulutu, içerisinde bir sürü fikri barındıran, sürekli yeni fikirler paylaşmaya çalışan ve fikirlerini geliştirmeye çalışan bir blogdur. Fikirleri tasarım ağırlıklı olsa da her türlü fikri dinlemeye meraklıdır: Bunun için de Fikirini Paylaş sayfasını kullanır.
Paylaştığı fikirler genel olarak; "Şöyle bir şey olsa ya" diye kurduğumuz cümlelerin içindeki "şey"e karşılık gelmektedir. Şimdiye kadar; alet, edevat, eşya tasarımları ve hikayeler yayınlamış ve fikirler üzerine de birkaç yazısı olmuştur.
2007 yılında hayata başlamış ve iki sene boyunca yenibirfikir.net adıyla devam ettmiş olup bu süre içerisinde interneti öğrenmiş ve kendisini geliştirmiştir.
Daha sonra fikirbulutu.com adına kavuşmuş ve genel düzenini kurmuş bir site olarak daha kararlı bir şekilde hedefine yönelmeyi amaçlamaktadır ve hedefi: ziyaretçilerinden gelen fikirlerle beraber bolca fikir paylaşmak ve paylaştığı fikirlerin hayata geçtiğini görmektir.
Siz de FikirBulutu'nda yayınlanmasını istediğiniz fikirlerinizi Fikirini Paylaş sayfasını kullanarak paylaşabilirsiniz.
Furkan Turan
Furkan Turan (yani ben), 19. yaşını doldurumakta olan bir öğrencidir. ODTÜ KKK - Elektrik ve Elektronik Mühendisliğinde okumaktadır.
Aklına gelen ve oraya takılıp kalan fikirlerini paylaşma ihtiyacı duyarak yola çıkmış ve FikirBulutu'nu kurmuştur. Şimdi ziyaretçileriyle beraber fikirlerini paylaşıp, her paylaşılan yeni fikirle ufkunu açmaktadır.
Fikirlerini paylaşırken tek düşüncesi vardır ve bu düşünce; ben gerçekleştiremiyorsam, belki başkaları gerçekleştirebilir, onlara yardımcı olayımdır.
Kendisini takip etmek ve yayınlanacak fikirlerden önceden haberdar olmak isterseniz FriendFeed'i kullanabilirsiniz.
Ayrıca: Yenibirfikir.net'i ve Furkan Turan'ı daha yakından tanımak için Mikro-Pc ile yapılan söyleşiye göz atabilirsiniz: Yeni Bir Fikri Olan?
Etiketler:
Yaratıcılık ve Fikir Üretmek Nedir?
Tabi ki kesin bir cevabı olmayan sorular bunlar, farklı kişilere göre farklı tanımları olacaktır. Ama bu farklı tanımlar, aşağı yukarı aynı çerçeveyi gösterecektir.
Fikir nedir sorusuna kendi cevabımı söyleyeyim: Bir birleşimdir. Başka fikirlerin birleşimidir.
Bu durumda yaratıcılık da: Birleştiriciliktir.
FikirBulutu'nun ve benim amacım da bu: Fikirleri birleştirip, yeni fikirler üretmek. Amaç bu olunca, yaratıcılığı artırmak için kendini geliştirmek de bir diğer amaç oluyor.
Bu konuda bir anlatım yapmayı düşünüyordum. Daha sonra UzmanTV'de Yekta Özözer'in konunun önemli sorularına çok güzel cevaplar verdiğini gördüm. Bu cevapları doğrudan UzmanTV'den alıyorum, benim düşüncelerimi de katıp size sunuyorum.
Fikir Geliştirme Yöntemleri Nelerdir:
Dediğim gibi kesin cevapları olmayan sorular bunlar. Bu yüzden, Yekta Özözer'in anlatımlarından öğrendiklerimle birlikte, genel çerçeveyi göstermeye çalışacağım.
- Problemlerin farkında olun, çünkü çözümleri çözümleri bir fikirdir.
- Kalıpların dışına çıkmaya çalışın.
- Yaptığınız işin ne olduğunun farkında olun, farklı bir yöntemle de aynı sonuca ulaşabileceğinizi düşünün.
- Benzerlikler size yeni fikirler verebilir. Benzerlikleri kullanın.
- Eskinin uçuk gelen fikirlerinin, şu anda ne kadar sıradan şeyler olduğunu hatırlayın.
Nasıl daha yaratıcı olabiliriz?
(Videoyu izlemek için videonun ortasındaki Play'a basın; hala izleyemiyorsanız buradan)
Yaratıcılığımızı artırmak için ne tür egzersizler yapabiliriz?
(Videoyu izlemek için videonun ortasındaki Play'a basın; hala izleyemiyorsanız buradan.)
Yeni bir fikir ürettik, ama farkında mıyız?
Bu benim gördüğüm kadarıyla çok sık olan bir şey. Bir şey piyasaya çıkıyor ve "Ulan ben bunu iki sene önce sana söylememiş miydim?" diye çıkıyor birisi.
Benim tavsiyem; ürettiğiniz/düşündüğünüz bir şeyi, "Bu da yapılır mı be!" deyip kestirip atmayın. En azından yakın bir arkadaşınızla tartışın. Ürettiklerinizden korkmayın.
Eğer o düşündüğünüz şey, sizin karşılaştığınız bir probleme çözüm olabiliyorsa; bir başkasının problemine de çözüm olabilir.
![]()
Siz de yaratıcılık ve fikir üretmek üzerine kendi düşüncelerinizi Yorum Yazarak ekleyebilirsiniz.
Diğer cevaplar:
UzmanTV'de Yekta Özözer'in cevapladığı diğer sorulara da bakmak isterseniz, bu bağlantıları kullanabilirsiniz.
Yaratıcılığı öldüren etkenler nelerdir?
Yaratıcılık öğrenilebilir mi?
Neden bazı insanlar daha yaratıcıdır?
Ekibimizin yaratıcılığının artması için neler yapabiliriz?
Yekta Özözerin NTVMSBC ile yaptığı ropörtaja da buradan ulaşabilirsiniz.
Ayrıca UZMANTV'ye teşekkür etmek istiyorum.
Gece saat birde siteme video eklemede karşılaştığım bir sorun nedeniyle iletişim sayfasından bir mesaj yolladım. Dedim sabaha cevap yazarlar. Bir de baktım 10 dakika içerisinde durumu iyice açıklamamı isteyen bir cevap maili geldi. Cevap yazdım ve sorun hemen çözüldü. Gerçi sorun benim bilgisayarın sapıtmasıymış ama bu sayede UZMANTV'nin çok güzel bir hizmet verdiğini anlamışoladumve bu tanıtımı yazmak istedim.
Etiketler:
Hamileler için Bir Uyarı
Yeni bir fikir değil ama yeni bir uyarı. Amacımız paylaşmak olunca, böyle bir uyarıyı paylaşmayı uygun buldum:
Hamile bayanları, doktorları ve çevreleri yapmaları ve yapmamaları gerekenler hususunda uyarır. Hamile bayanlar ise bu uyarılarda kesin kanıtlanmamış fakat risk taşıdığına inanılan şeyleri yapmaktan uzak durur. Sonuçta taşıdıkları bir insan canı ve bu insanı taşımanın ve sağlıklı olarak dünyaya getirmenin sorumluluğunu onların üzerindedir.
İşte bu uyarılardan birinin sonucu da hamile bayanların manyetik güvenlik kapılarından geçmek istememeleri. Tabi ki bu duruma güvenlikçiler de itina göstermekte.
Ancak bu hamile bayanlar, alışveriş merkezlerindeki mal hırsızlığı amaçlı kontrol panellerini(EAS) hiç dikkate almazlar. Hatta bu panellerin yakınında bazen kasalar vardır ve buralarda kasa işlemleri için uzun vakit geçirirler. Orada hamile kasiyerler dahi olabilir.
Hiç düşündünüz mü bu panellerden yayılan manyetik alanların şiddeti ve frekansı ne kadar?
Markalara ve modeller göre değişmesine rağmen, bu cihazların yaydığı manyetik alan, genellikle manyetik güvenlik kapılarının yaydığı manyetik alan şiddetinin 1-20 katı arası. Frekansı da manyetik güvenlik kapılarının manyetik alan frekansının
1-2000 katı.
Manyetik alanın insanlara ve hamile bayanlara zararı var mıdır?
İspatlanmamış tartışılabilir bir konudur. Fakat bilim adamlarından çıkan ses çoğunlukla zararlı olabileceği konusundadır.
Manyetik alan hamile bayanlar için zararlı ise ve bu bayanlar cep telefonları ile konuşmalarını en aza indiriyorsa ve manyetik güvenlik kapılarından geçmekten imtina ediyorlarsa; alışveriş merkezlerindeki mal hırsızlık kontrol panellerinin hamilelik için en büyük tehliklerden biri olduğunu bilmelerinde fayda var.
Tabi manyetik alanın herhangi bir zararı yoksa, bu yazı boş ama (umarım) hoş da bir uyarıdır.
Etiketler:
Klima ve Su Tasarrufu
FikirBulutu'de ilk defa Fikrini Paylaş sayfası aracılığıyla gönderilmiş bir fikri yayınlıyoruz.
Sanırım bir önceki yazımızın etkisi olacak ki, Osman Urfalıoğlu isimli arkadaşımız klimaların çalışırken ürettiği su ile tasarruf yapalım fikrini öne sürdü:
Küçük evsel klimalar, 24 saatte bir 40 litre ortalama atık su üretmektedir.
Büyük salon tipi klimalar ise ortalama 130 litre kadar.
Gelin bu klimaların hortumlarını bir depoya gönderelim:
Bu depoda biriken suyu yer temizliği, araba temizliği, halı yıkama, bahçe sulama vs. kullanalım.
Aynı fikri bir de chocolateboy hafif.org'da şöyle belirtiyor:
Günümüzde su kaynakları azaldıkça suyun da değeri giderek artmakta. Sıcak havalarla birlikte klimaların da kullanımı havadaki suyu yoğuşma ile birbirinden ayırır. Bu ayrılan su da değerlendirilmezse büyük bir kayıp.
Normal sudan biraz farklı, kireçsiz ama oksijen oranı yüksek. Yani ütü suyu olarak kullanmak için ideal. Çiçekleri sulamak için de gayet iyi.Klimanın su borusuna bi kova koyarsanız çok su kurtarırsınız.
Yani sonuç olarak, bir cephesinin tamamen pencereden sarkan klima aparatlarıyla dolu olan apartmanların çoğaldığı günümüzde, neredeyse hepimizin evinde, işyerinde büyük bir su tasarrufu yapmamızı sağlayacak bir kaynak var. Bir kova/bidon veya bu geri dönüşümde kullanabileceğimiz su için binaya çekilecek farklı bir su hattı işimizi tamamıyla görebilir.
Bu su hattı fikri şu anda bu yazıyı yazarken aklıma geldi, ayrıca bu hat ve bir de su pompası yardımıyla binanın sifonlarını doldurabileceğimiz fikri.
Suyu topladıktan harcayacağımız bir sürü yer var tabii. Asıl önemli olan suyu kazanabileceğimiz kaynakların bilincinde olmak. Ve işte burda bir kaynak.
Etiketler:
Su Tasarrufu Reklamı
Hepimizin bildiği bir şey: suyumuz bitmek üzere ve tasarruf yapmalıyız.
Bu yazıda su tasarrufu üzerine yapılan reklamlardan bahsetmek istiyorum.
Bir sürü reklam yapıldı bu konuda. Ve bir sürü reklam yarışması. Benim çıkış noktam da üniversitemizde gördüğüm bir yarışma afişi.
Nasıl bir reklam yapılmalı derken, önce yapılmışları düşündüm ve nerdeyse kayda değer hiç birşey bulamadım.
Etiketler:
Dizüstü Çantası
Geçenlerde Yalova'dan Bursa'ya gidiyordum ve birşey dikkatimi çekti. Birsürü kişinin dizüstü bilgisayar taşıdığını farkettim. Eh dizüstü bilgisayarlar bu aralar fazlaca satılıyor. Çünkü insanların ihtiyaçları bu yönde artarken, dizüstü fiyatları düşüyor. Yalnız benim dikkatimi çeken bu değildi, insanların dizüstülerini taşıma şekilleriydi. Bazıları ellerinde, bazıları omuzlarına asılı bir şekilde, o dizüstü firmalarının verdiği hepsi birbirinin aynı olan çantaları taşıyorlardı. Üstelik de bu çantalar çok kullanışsız olan, arkasında ve önünde bir cep olan, fareyi ve şarj aletini koyunca patlayacakmış görüntüsü veren çantalar.
Madem dizüstülere bu kadar talep var, o zaman dizüsütü çantalarının da diğer dizüstü bilgisayar ekipmanları gibi önplana çıkartılmasının gerektiğini düşünüyorum. Zira benim dizüstü çantam sırt çantası şeklinde, ayrıca bu çantam yanımda olmasa bile, taşımak çok daha kolay olduğundan dizüstümü bir sırt çantasına koyuyorum. Buna şaşıran, ne güzelmiş diyen birsürü kişiye rastladım ki bu kişilerin hepside bilgisayar firmasının verdiği çantayı kullanıyordu.
İster el çantası olsun ister sırt çantası, teknolojik ürünler satan bir mağazaya gidip baktığınız zaman birbirinden güzel, çok kullanışlı, renkli-resimli bir sürü çanta bulabilirsiniz. İnanın firmanın verdiklerinden çok daha kullanışlılar.
Etiketler:
Güneş
Bu fikir benim liseyi bitirebilmek için verdiğim bir projeydi. Ve şimdi de buraya yazmak istedim.
Başlıbaşına bir sektör olan aydınlatmada güneş ışığını insanlara ulaştırmak en önemli etmenlerden biridir. Fakat modern yapıya sahip büyük binalar tasarlanırken binaların iç kısımlarında veya alt katlarında kalan bürolar veya odalar güneş ışığını direkt olarak görmeyebilir. İşte bu tip durumlarda güneş ışığını insanlara ulaştırmak insanların sağlığı ve enerji tasarrufu açısından büyük önem taşıyan bir konudur.
Peki ışık nasıl taşınabilir? Bu sorunun cevabı aslında sizin şu anda bu makaleyi okumanızı sağlayan fiberoptik kablolarda gizli. Çünkü fiberoptik kablolar bir ucundan aldığı ışığı diğer ucuna aynen iletebilir.
Madem öyle insanların yaşam alanı olan ve güneş ışığı almayan oda veya bürolardan, binanın güneş alan bir kısmına çekilecek olan fiber optik kablolarla, güneş ışığının yaşam alanlarına taşınması gerçekleştirilebilir. Hatta güneş ışığındaki insana zarar verebilecek ışıklar optik kablo içerisinde veya optik kabloya gelmeden ışık filtreleri ile filtre edilerek, ışık insan sağlığı açısından daha faydalı hale getirilebilir. Güneş ışığının taşınması sonucu yeterli aydınlatmanın sağlanamadığı zamanlarda elektrikle aydınlatma destekleyici unsur olarak kullanılır.
Fiberoptik kablo ile ışığı taşımak kolaydır. Çünkü kablonun ışığı toplayan panel ile aynı kesit alanına sahip olması gerekmiyor. Bu kablo ışığı daha küçük bir kesit alanında daha yoğun bir şekilde taşıyabilir. Bununla birlikte bir kaç aynanın ışığı toplayacak olan panelin etrafına düşen güneş ışığını panele yönlendirmesi daha iyi bir verim almamızı sağlayacaktır.

Bu fikir insan sağlığı ve enerji tasarrufuna yönelik olmasına rağmen binaların inşa edilme maliyetlerini arttıracaktır. Fakat ticari açıdan düşünülürse böyle bir binadaki büro ve yaşam alanlarının satılabilir parasal değerini artıracağı gibi, uzun vadede enerji tasarrufu da sağlayacaktır. İnsanların sağlık giderleri açısından da tasarruf etmeye yönelik çağdaş bir bina olacaktır.Başta söylediğim gibi (az biliniyor olsa da) bu fikir yeni bir fikir değil. Amerikan Sunlight-Direct şirketi bu fikrin patentini almış ve tüketicilere sunuyor. Bu fikrin bir benzeri de Solatube (Güneş Işığı Aydınlatma). Solatube de ışık fiberoptik kablonun çalışma şekline benzer bir çalışma şekli olan boru ile taşınıyor.
Burada yeni bir fikir olacak şey bu uygulamaların günümüz binalarında kullanımının artırılması gerektiğidir. Çünkü güneş ışığı yapay ışıklara göre daha baskındır. Öyle ki güneşli havada çalıştırdığınız fenerin ışığı neredeyse görülmeyecek kadar pasif kalır. Ayrıca güneş ışığnın verimliliği arttırdığı da göz önünde bulundurmalıdır.



