Tasarım

Bavul Üstü Valiz

- 15 Haz 2009

Uzun zamandır bir yazı yazamadım. Sene sonu, finaller, eve dönüş derken fırsatım olmadı. Ama şimdi eve döndüm ve bu dönüş sırasında gördüğüm bir problemden doğan bir fikri paylaşacağım.

Bir sürü öğrenci, bir sürü eşyasıyla beraber evine dönüyordu benim gibi. Neredeyse herkesde bir tekerlekli bavul vardı. Bavulun yanısıra; ya el valizi, ya bilgisayar çantası gibi omuzdan askılı bir çanta daha taşıyan kişi sayısı da çoktu.

Bu çanta omuza yük olmasın diye bir çok kişi; çantasını bavulunun üzerine koymuş ve bavulun sapından ikisini beraber çekiyordu.

Bavul Üstünde Valiz

Bu resimdeki oda arkadaşımın bavulu. O da valizini bavulunun üzerine koydu. Üstteki valizin saplarına bakarsanız; valiz düşmesin diye sıkıca gerilmiş ve birbirlerine iliklenmiş bir haldeler.

Tabi havaalanında aynı soun için birçok yaratıcı fikir görmek mümkün. Zira iki adımda bir, yerden valizini alıp bavulun üstüne tekrar iliştirmeye çalışanlar da çok. Ayrıca birçok kişinin bavul sapı da bu yüzden kırılmış durumda.

Çözüm Yolu

Dediğim gibi havaalanlarında bir sürü yaratıcı fikir bulabilirsiniz. Valizi bavula bantlayanlar, bir iple bavulun sapına iliştirenler gibi.

Benim önereceğiim çözüm fikri de böyle birşey. Nasıl ki valiz aldığınız zaman içinde bir omuz askısı veriliyor: Bavul alınca da; valiz kemeri verilebilir diye düşünüyorum. Veya valizin, tam bavulun saplarına denk gelen kısmına konulacak çıtçıtlı bir mekanizma ile kendini bavula bağlaması da olabilir.

Siz de farklı çözüm yollarını, farklı fikirlerinizi; yorumunuzu yazarak paylaşabilirsiniz.

Camdan Havuz Kapağı

- 02 May 2009

Geçen hafta bahçeli bir ev gördüm. Küçük bir bahçesi ve nerdeyse bütün bahçeyi kaplayan bir havuz vardı. Havuz 3 metreye 4 metreydi diyebilirim tahminen. Ve bahçe kapısından, evin kapısına gitmek için havuzun etrafını turalamak gerekiyordu. Tam bu havuzu, ve ne kadar kullanışlı olduğunu düşünürken aklıma bu fikir geldi.

Havuz her zaman kullanılmaz. Mevsimi vardır. Eğer bir havuzunuz varsa, senenin iki üç ayı için, ki o aylarda da her zaman kullanmayacağınız halde, büyük bir alanı feda etmiş olursunuz.

Bu fikir, yani havuz kapağı fikri; havuz kullanılmazken de, havuz için ayrılan alanın kullanılmasını amaçlıyor:

Havuzun sürgülü bir kapağı olduğunu düşünün. Ayrıca camdan bir kapak, ama dayanıklı camdan. Gerekirse üzerine beş, altı kişi çıksanız da kırılmamalı. Havuzu kullanmadığınız zamanlarda, kapağı çekeceksiniz ve havuzun alanı da artık bahçenize dahil olmuş olacak.

Mesela bahçede yemek yemek istediniz, kapağı kapatacaksınız. Üzerine masayı atacaksınız. Havuzun ışıklandırmasından, cama yansıyan dalga desenleri üzerinde yemeğinizi yiyeceksiniz. Güzel olmaz mı?

Havuzun pislenmemesi, yaprak veya kuş pisliği dolmaması için kullanılan naylon örtülere de gerek kalmamamış olur.

Ayrıca daha önceden yazmış olduğumuz, ışık küreleri ile havuz ışıklandırma adlı fikre de göz atabilirsiniz.

Buzluk Rafı

- 03 Nis 2009

Arkadaşlarıma buzdolabında, buzluğun yeri sizce neresi olmalı diye sordum; üstte mi, yoksa altta mı? Birçoğu altta olması benim için daha iyi dedi. Çünkü fazla kullanmıyorlarmış ve buzluk üstte olunca üst rafın kullanımı kısıtlanıyormuş.

Tabiki buzluğun yeri yukarısıdır, en kullanışlı olduğu yer orasıdır diyenler de oldu.

Ben de dedim, madem bu kişiden kişiye değişen bir şey; isteyen buzuluğunu istediği yere koyabilse güzel olur:

Çift kapılı buzdolapları için geçerli değil dediğim, tek kapılı olanlar yani buzluk için ayrı bir kapı olmayanlar için geçerli.

Buzluğu bir raf gibi düşünün, kutu şeklinde bir raf gibi. Kullanmak istediğiniz yer neresi ise, alıyorsunuz ve oraya koyuyorsunuz. İster buzdolabının en altına, ister en üstüne veya meyveliğin üstüne. Amaç, herkes buzdolabını istediği gibi kullanabilsin, ve buzdolaplarının kullanışlılığı artsın.

Yapılabilir mi, yoksa çok mu uçuk bir fikir diye biraz düşünüdüm. Bizim yurt odasındaki buzdolabını açıp baktım. Buzluk yaklaşık altı vidayla duruyor, ve buzluğa giden bir de kablo var. Resimlerini de buraya koydum.

Biliyorum son paragrafım biraz düz mantık gibi duruyor. Ve tabi ki buzluğu raf haline getirmek, yalnızca bu vidalardan kurtulmak demek değil. Ama yapılamayacak birşey olduğunu da düşünmüyorum. Üstelik de kullanışlılığı artıracaksa yapılmalı diye de düşünüyorum.

Işık Küreleri ile Havuz Işıklandırma

- 12 Mar 2009

Bu fikri Aksel Gökdere bizimle paylaştı. Yeni bir havuz ışıklandırma sistemi fikri.

Suyu ışıklandırmak ve onda bir renk uyumu yaratmak, dalgalarla renkleri karıştırmak. Bunlar gördüğünde insanın içini açan güzel şeyler. Ve tabiki havuz ışıklandırma sistemlerinin yapılma amacı. Baktıklarında insanlara hoş bir görüntü sunmak.

Günümüzde kullanılan sistemleri düşünürsek, hepsi havuzun içine konmuş spotlarla çalışırlar. Havuz suyunun dalgalanmasıyla ışıkları da dalgalanır ve bir ahenk oluşur.

Aksel'in aklına gelen fikirdeki havuz ışıklandırma sistemi ise biraz daha farklı. Havuzun duvarlarında duran spotlar yok. Suyun içinde duran ışık küreleri var. Şarjla çalışan, ve suyla eşit yoğunlukta olan küreler bunlar. Bıraktığınız yerde kalıyorlar ve oradan mavinin, kırmızının en tatlı tonlarını her yöne, güçle yayıyorlar. Suyun dalgası onların ışıklarının ahengi oluyor. Hatta belki renkleri ve şiddetleri bile belirli aralıklarla değişiyor.

Çok güzel bir fikir bu. Hem görsel, hem de basit bir fikir.

Avantajları neler olur?

Havuzun içine spot sistemi döşemek, havuz inşa edilirken yapılacak birşeydir. Sonradan değiştirmek istense masrafı büyük olacaktır. Tamiri ve bakımı da ayrı bir sorundur.

Işık küreleriyse, istediğiniz zaman yenisini alabileceğiniz, şarj edip tekrar tekrar kullanabileceğiniz küçük küreleridir. Ne üretimi, ne de ürünü çok pahalı olmayacaktır. Hatta belki farklı amaçlar için bile kullanabilirsiniz, mesela akvuyumunuz için. Hatta bahçenizin çimlerine belirli aralıklarla koyup orada da bir renk coşkusu oluşturabilirsiniz.

Yapılması için ne lazım?

Su ile eşit yoğunlukta olan ışık küreleri. Böylece küreler suda nereye bırakılırsa orada durabilecek.
Belki yoğunluğun çok az miktarlarda değiştirilebilir olması da gerekebilir. Bu da tahminimce bir vidaya bakar; içerideki gazın hacmiyle oynayıp yoğunluğu değiştirebilen bir vida.

Ayrıca bu küreler şarj edilebilmeli yalnız şarj deliklerine su kaçıp bozulmamalı. Bunun için de şarjlı diş fırçalarında kullanılan şarj sistemi kullanılabilir. Basitçe: bir bobinine verilen elektriğin oluşturduğu manyetik alanı, diğer bobinin tekrar elektriğe dönüştürmesi. Bu sayede, herhangi bir metalle temas olmadan şarj etmek mümkün.

Umarım bu fikir hayata geçme şansı bulup, bizi ışıkla tekrar tanıştırabilir. Ayrıca siz de fikirlerinizi paylaşmak isterseniz, benim fikirlerim de yayınlansın derseniz, Fikrini Paylaş sayfasını kullanabilirsiniz.

Pilsiz Çalış Butonu

- 25 Şub 2009

Birçok kişi dizüstü bilgisayarını, pilini çıkartıp fişe takarak kullan diyor. Pilin ömrü uzuyormuş. Ben görmedim ama bilgisayar dergilerinde rastlanan bir bilgiymiş bu. Hatta teakolikte de buna değinen bir yazı var, uzun süreli kullanımlarda pili çıkartmanın iyi olacağını söylüyor.

Bilmiyorum bilgisayar üreticileri de bu bilgiyi destekliyorlar mı ama benim bu konuyla ilgili bir fikrim var:

Basit bir fikir bu, bir buton fikri. Dizüstüler için pili kapat veya pil yokmuş gibi davran butonu. Bu buton aktif olduğu sürece pil ne şarj olacak ne de dizüstü pilden çalışacak. Bu sayede pil çıkartma derdi ortadan kalkmış olacak.

Pili çıkartıp, içine toz kaçırarak çalışmamasına neden olma sorunu olmayacak.
Ayrıca benimki gibi bazı dizüstü bilgisayarların yere tutundukları ayakları pilin üzerindedir. Böylece onlar pilsiz çalışırken yere daha sağlam basabilecekler.

Böyle Açınız

- 11 Şub 2009

Çok sık görürüz böyle açınız resimlerini. Kullanım kılavuzlarının ilk sayfalarında veya doğrudan açacağımız kapağın üzerinde. Bu yazıdaki fikir de bir böyle açınız resmi.

Sürülerek açılan kapaklar için (Genellikle pil yuvasının kapağı) aşağıda sağdaki resim kullanılır. Önce aşağı doğru bastırın, sonra kendinize doğru çekin demektir bu. Yazı ile de yazılır.

Benim aklıma gelen ise, aşağıda soldaki resim. Kapağı açmak için kendinize doğru sürünüz demenin başka bir yolu.

Böyle Açınız - Yeni Fikir

Resim acemice çizildiği için bir miktar hayalgücü ile daha güzel görünebilir.

Buz Küpü

- 29 Oca 2009

Geçen gün Murat Albayrak'dan Fikrini Paylaş sayfası aracılığıyla gönderilmiş bir e-posta aldım. Murat şöyle bir şey düşünmüş:

Sıcak yaz günlerinde en çok ihtiyaç duyduğumuz şeylerden biriside soğuk içeceklerdir. Ancak sıcaklığın yüksek oldugu bu günlerde içmeye başladığımız bu içeceği soğuk tutmak da bu ihtiyacın önemli bir parçası.

Bu amaçla bazı içeceklerde buz kullanırız, fakat bu buzun erimeye başlamasıyla içtiğimiz içeceğin tadı değişir, seyreltilmiş bir içecek halini alır. Bazılarında ise buzu hiç kullanamayız. ( Bira, şarap gibi )

Bu noktadan hareketle içeceklerin içine konulan bu buzları ince bir plastik kapsulun içine hapsetmek nasıl olur diye düşündüm. Bu kapsul, içindeki buzun soğukluğunu içeceğe yaymakla birlikte buzun eridiğinde içeceğe karışmasını engelleyecektir. Bu şekilde bira ve şaraba da bu kapsullu buzlardan atma imkanımız olabilir.

Bir problemi yakalamış ve çözümünü de düşünmüş. Bu e-postayı aldıktan sonra, plastik bir poşete, biraz su doldurup denedim ve güzel bir sonuca ulaştım.

Tabi, buz küpünü kullanacak olan yerler benim gibi poşet kullanmayacaklar. Bunun için yapılmış olan buz küplerini alacaklar ve tekrar tekrar dondurup kullanacaklar. Azami kullanım sayısına/süresine ulaşınca da atacaklar.

Plastik deyince kafalar biraz karışabilir, ama plastik bir şart değil. Başka bir maddeden de yapılabilir. Fakat yine de, özellikle üretim maliyetleri düşünülünce, plastik daha fazla tercih edilecek bir madde olacaktır, ki çoğu otellerde verilen bardaklar da plastik. Yine de daha sağlıklı bir madde tercih edilmesini çok daha güzel olur.

Ayrıca su yerine, aynı amaca daha iyi hizmet edecek başka kimyasallar da kullanılabilir. Mesela incinmeler için eczanelerde satılan jeller var, Cold Pack olarak kullanılıyorlar. Bir alternatif olarak düşünülebilirler.

Sonuç olarak hem içeceğimizden daha fazla keyif almamızı, hem de sudan tasarruf yapmamızı sağlayacak bir araç oldu diye düşünüyorum. Murat Albayrak arkadaşımıza, paylaştığı bu fikri için çok teşekkür ederim.

Siz de düşüncelerinizi FikirBulutu ile paylaşmak isterseniz Fikrini Paylaş sayfasını kullanabilirsiniz.

data recovery